İstihdam Manşet Video

Bilgisayar Mühendisliği’nde okuyanların % 17’si kadın!

Röportaj / Birdem Demir

Uluslararası İş ve Profesyonel Kadınlar Federasyonu’na (IFBPW) bağlı İstanbul İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği Kurucu Başkanlığını yapan Selda Alemdar Dinçer, kadınların iş hayatında yaşadıkları zorluklar ile ilgili Ekonomy.Tv’nin sorularını yanıtladı.

Gelişen ekonomik modellerde kadın yetilerinin önde gözüktüğünü vurgulayan Selda Alemdar Dinçer, “Üniversitelere bakalım. Mühendislik fakültelerini ele aldığımızda Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyan öğrenci sayısı henüz yüzde 17. Türkiye teknolojik hamle yapmak istiyor ve bu konu ile ilgili çok çalışmaları var. Ama siz yetenek havuzuna sadece erkekleri alırsanız o zaman bir dengesizlik oluşur. Hem kapsayıcılık hem de çeşitlilik olmaz. Halbuki bir toplumu öne götüren en önemli şey kadın ve erkeğin birlikte hareket edebilmesidir. Bu yüzden toplumda çeşitlilik olması çok önemli. Gelişen ekonomik modellerde kadın yetileri önde gözüküyor. Demek ki kadınları daha fazla iş hayatına katmamız gerekiyor. Bu konuda hükümetin de yapacağı çok şeyler var.” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum örgütleri tüm kadınların birbirlerine ayna olabilmeleri için bir araya gelmelerini sağlayan en güzel organizasyonlardır.

BPW’nun cinsiyet eşitliği ile ilgili savunu faaliyetleri yürüten bir kuruluş olduğunu ve kadına eşitsizlik sağlayan her alanda bilgilendirmeye, farkındalık oluşturmaya çalıştıklarına dikkat çeken Selda Alemdar Dinçer, aynı zamanda sivil toplum çalışmalarının bir ülkenin demokratikleşmesi için çok önemli olduğunu vurguladı. Dinçer, “İlk olarak her kadının her alanda sıkıntıları var. Buna ben ve pek çok meslektaşımız da dahil. Yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada kadınların eşitsizlikle, toplumdaki yerleri ile ilgili pek çok sıkıntıları var. Bu gerek ev gerekse iş hayatında da olabiliyor. Biz sivil toplum örgütleri olarak farklı alanlarda da çalışmalar yapıyoruz. Teknoloji alanında kadın, endüstri alanında kadın, sağlık alanında kadın vb. her alanda çalışıyoruz.  Sivil toplum örgütleri tüm kadınların birbirlerine ayna olabilmeleri için bir araya gelmelerini sağlayan en güzel organizasyonlardır. Her kadının sivil toplum örgütlerine katılması ve birbirlerine rol model olması gerektiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

İş hayatında da kadına yönelik şiddet var. İşe gelen kadın, bir gün önce evde şiddete maruz kalıyor.

Mevcut durumda en önemli problemin kadına yönelik şiddet olduğunu vurgulayan Selda Alemdar Dinçer, “Şu an en önemli problem kadına yönelik şiddet. Maalesef bu şiddetin her türlüsü mevcut. Sadece fiziksel şiddet değil aynı zamanda psikolojik, ekonomik şiddet de toplumumuzda var.” dedi. Bu konu ile ilgili pek çok çalışmaların yapıldığını ve önümüzde hala çok yol olduğunu belirten Dinçer, “Eğer şiddet önlenemez ise diğer konuları da istediğimiz şekilde ilerletemeyeceğiz. İş hayatında da kadına yönelik şiddet var. İşe gelen kadın bir gün önce evinde şiddete uğruyor.” diye ekledi.

Kadınların iş yerlerinde gerek üstleri gerekse iş arkadaşları tarafından zorbalığa da maruz kaldıklarını anlatan Selda Alemdar Dinçer, “Bu zorbalık giyilen kıyafetten, yapılan bir işten, kadının evlenmesi veya hamile kalmasından dolayı da olabilir. Bunu İsviçre kurumlarında çalışmış birisi olarak ben dahil yaşadım. Örneğin, hamile olduğunuzda genellikle erkek yönetim kadrosu bundan pek memnun kalmıyor. ‘Çocuğunun olması işini, hayatını önleyecek’ gibi sözleri yabancı bir şirket müdürümüzden duydum. Bunu hiç unutamıyorum.” dedi.

Fırsat eşitliğinin toplumuzda da sağlanması gerekir. Devlet kadınların sorunlarını çok iyi dinlemeli.

Her şeyin öz farkındalık ile başladığını ifade eden Dinçer, “Kadınların kendilerine inanması ve güvenmesi gerek. Birleşmiş Milletler’in ‘Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs)’ adlı yedi tane maddesi var. Bu yedi maddeye biz de BPW olarak uyuyoruz. Bunun yaygınlaştırılarak toplumda daha fazla şirket tarafından anlaşılması için de çalışmalar yapıyoruz. Kadın zaten güçlü neden güçsüz olalım ki. Sadece eksik olan tarafımız ‘farkındalığımızın az olması’. Kadınlar kendi değerlerini bildikleri ve güçlerinin farkına vardıkları zaman pek çok şey daha iyi yerlere gidecektir. Aynı zamanda fırsat eşitliğinin kadınlara daha fazla sağlanması gerek. Bu eşitlik yalnızca erkeklere verildiğinde kadınlar bu fırsata erişemiyor. Amacımız daha fazla kadının bu fırsatlara erişebilmesi. Bu yüzden de farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. Devletimiz de kadınların sorunlarını çok iyi dinlemeli. Her şey dinlemekle başlıyor. Toplumda sivil toplum örgütlerine daha çok yer verilirse hükümette bunları duyacaktır. Kadın sorunları sivil toplum örgütleri ile birlikte çok iyi duyulabilir.” şeklinde konuştu.

İlgili yazılar