Finans Manşet

İş Bankası’nda genel müdür değişimi: Apayrı iki ekolün temsilcisi olarak halef selef genel müdürler…

T24 yazarı Barış Soydan, Adnan Bali’nin İş Bankası genel müdürlüğünden ayrılacağını açıkladığı basın toplantısandaki izlenimleini kaleme aldı.

Türkiye’nin en büyük özel bankası İş Bankası’nın Genel Müdürü sürpriz bir açıklamayla görevinden ayrılacağını duyurdu. Bali, düzenlediği basın toplantısında ayrılık kararını “35 yıl geleneğiyle” açıkladı. Adnan Bali, on yıldır genel müdürlük yapıyor. 35 yıldır bankada. İş Bankası’nda 35 yıl sonra görevden ayrılma geleneğini var. Bali basın toplantısında ayrılık gerekçesi olarak bu noktanın altını çizdi.

İş Bankası her ne kadar özel sektör bankası olsa da, tarihçesi (Atatürk tarafından kurulmuştu), hissedar yapısı (Atatürk’ün hisseleri, vasiyeti gereği CHP tarafından temsil ediliyor) ve ekonomideki kilit rolü nedeniyle, kamusal bir kişiliğe sahip. O nedenle insan ister istemez, “Ani ayrılığın arkasında acaba başka bir şey mi var?” diye düşünüyor. Bali’nin ayrılık kararını duyuracağı basın toplantısının medyaya birkaç gün önce haber verilmesi de bu şüpheyi büyütüyor. Normalde bu kadar önemli değişikliklerin duyurulacağı toplantılar bir-iki hafta öncesinden organize edilir, duyurulurdu… 

Tabii bir de, geçtiğimiz yıllarda Bali’nin isminin birkaç kez “Yeni ekonomi bakanı” iddialarına karışmış olması var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin Hazine’ye devri konusundaki ısrarını da buna ekleyelim.

İki konu da basın toplantısında Bali’ye soruldu. Genel müdürlükten sonra kamuda görev alıp almayacağı sorusunu, “Hiçbir zaman siyaset düşünmedim, düşünmeyeceğim de. Birikim ve deneyim olarak da yapamayacağımı düşünüyorum. Dikkat ederseniz, başarılı siyasetçiler gençliklerinden itibaren siyasetle ilgilenmişler, gençlik kollarından gelmişler… O ayrı bir kulvar” diyerek kesin bir dille yalanladı.

İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin Hazine’ye devri konusundaki soruya ise bu konunun bankanın yönetimi, performansıyla ilgisinin olmadığı cevabını verdi. Bankanın ana hissedarının çalışanlar ve emeklilerin oluşturduğu Munzam Sandık olduğunu hatırlattı, CHP’nin hisselerinin yüzde 28’le sınırlı olduğuna dikkat çekti. CHP hisseleri dolayısıyla İş Bankası gündeme geldiğinde yapılan eleştirilerden, ortaya atılan iddialardan “sıkıldıklarını, üzüldüklerini” ama “topa girmekten” kaçındıklarını da söyledi… 

İş Bankası’na iyi bilen arkadaşlarımın ortak kanaati, 35 yıl kuralının doğru olduğu ve yeni Bali’nin kendisinden sonra genel müdür olacağını açıkladığı Hakan Aran’ın önünü açmak istediği yönünde. Hakan Aran’a birkaç yıldır İş Bankası’nın gelecekteki genel müdürü olarak bakıldığı ve hatta bundan birkaç yıl önce Dubai’deki bir bankadan gelen genel müdürlük teklifini, bu nedenle reddettiği de söyleniyor.

Hakan Aran aslında İş Bankası için olağan bir genel müdür değil. Bundan önceki genel müdürlerin aksine şube tecrübesi yok. Ve sektördeki genel teamülün aksine bankacılığın esas faaliyet alanlarından birinden, yani ticari bankacılıktan veya hazineden gelmiyor. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Bankanın bilişim altyapısının ve dijital kanallarının başındaydı. 1999 yılında bilgi teknolojileri çözüm geliştirme bölümü müdür yardımcısı oldu. 2002 yılında aynı bölümde birim müdürlüğüne ve 2005 yılında da bölüm müdürlüğüne atandı. 17 Temmuz 2008 tarihinde İş Bankası genel müdür yardımcılığı görevine getirildi. Adnan Bali ile arasında sadece dört yaş farkı var. (Bali 1962, Aran 1968 doğumlu.) Ama görüldüğü gibi bambaşka bir kariyer çizgisinin temsilcisi. (Bali, hazine kökenli.) Bali de basın toplantısında bu noktaya vurgu yaparak, “Banka genel müdürleri eskiden kredilerle ilgili birimlerden çıkardı. Daha sonra bir dönem hazineden çıkan bankacılar genel müdür oldu. Sonra yeniden reel sektöre dönüldü. Şimdi Hakan Bey, dijital yöneticisi olarak genel müdür oluyor. Bu bankacılıktaki değişimin göstergesi. Dijital dünyada bankacılık uygulamaları geliştirmek, uçtan uca süreçler konusunda bilgi sahibi olmayı gerektirir. Hakan Bey bankacılığın üzerine teknolojiyi de biliyor” dedi.

Bankayı iyi tanıyan bir arkadaşım, yaşları yakın olmasına rağmen Adnan Bali ile Hakan Aran arasında ekol farkı olduğunu da söylüyor. Bali, sıkı bir kitap okuyucusu, hatta bir kitap kurdu olarak tanınıyor. Kitapların bile dijitale kaydığı dünyada bankalarda Bali gibi yöneticilerin artık pek kalmadığı belirtiliyor…

Sadece İş Bankası değil, bankacılık da bu anlamda kabuk değiştiriyor. Dümende artık yeni bir kuşak, yeni bir profil var…

İlgili yazılar