Devlet Manşet Siyaset

Barış Soydan TÜİK olayını yazdı: Bakan Elvan’a mesaj mı?

Barış Soydan TÜİK olayının arka planını T24’te yazdı

Barış Soydan TÜİK olayını yazarı olduğu T24’te anlattı. Soydan’ın yazısı şöyle:

Kelebeğin ömrü bir günmüş. Türkiye İstatistik Kurumu’nda işsizlik ile enflasyon istatistiklerinin ölçüm yönteminin yenilenmesi ve kuruma itibar kazandırılması için bağımsız akademisyenlerden danışma kurulları kurulması fikri güzeldi ama her güzel şey gibi kısa ömürlü oldu.

TÜİK’te üç hafta önce vekaleten başkanlığa atanan Ahmet Kürşad Dosdoğru döneminde hız kazanan çalışma, geçen hafta asaleten yapılan atama ile başkanın değiştirilmesi sonrasında dün (perşembe günü) durduruldu. TÜİK’in yeni Başkanı Prof. Dr. Sait Erdal Dinçer’in ilk kararı, bağımsız kurulları kaldırmak oldu.

İktidarın bir kanadının, bağımsız danışma kurullarına muhalif kimlikleriyle tanınan iktisatçıların alınmasından rahatsız olduğunu biliyorduk. Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu daha önce “küreselci” olmakla eleştirdiği iki akademisyenin Ankara’da danışman pozisyonunda “sisteme” girerek ekonomi yönetiminde etkili olmaya başladığını yazmıştı. Bu yazıda “IMF, yabancı yatırımcılar ve CHP ile ilişkileri bilinen bir aktör” diye tarif edilen akademisyenin, TÜİK enflasyon danışma kurulu üyesi Prof. Dr. Refet Gürkaynak olduğu bir sır değildi. Gürkaynak’ın, Amerikan Merkez Bankası FED’in eski başkanlarından Ben Bernanke‘nin asistanlığını yapmayı da içeren parlak bir CV’si vardı ama gelin görün ki, muhalifti. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak döneminde iktidarın para politikasına çok sert eleştiriler yöneltmişti.

TÜİK’in bağımsız danışma kurullarının lağvı sonrasında Gürkaynak Twitter’da, “Dalga geçeceğim ama oyuncak edilen ülkeye yazık” diye yazdı.

Danışma kurullarında Gürkaynak’ın yanı sıra TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, Prof. Dr. Haluk Levent, Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu gibi uzmanlıkları su götürmeyen iktisatçılar yer alıyordu… Enflasyon verisi için oluşturulan kurul üç, işsizlik için oluşturulan kurul iki toplantı yaptı. Bu birkaç toplantının bile TÜİK’in istatistiklerine önemli katkıları oldu. Örneğin perşembe günü yeni metodoloji ile açıklanan işsizlik verisinin revizyonunda kuruldaki iktisatçıların görüşlerinden de yararlanıldı. Somut örnek: TÜİK, tarım dışı işsizlik verisini artık açıklamamaya niyetliydi. Kuruldaki iktisatçıların bu verinin önemi konusundaki ısrarı üzerine bundan vazgeçildi.

Bağımsız danışma kurullarının lağvı iktidarın fabrika ayarlarına döndüğü anlamına mı geliyor? Evet öyle. Peki bundan mı ibaret? Ankara’dan bir kaynağım şöyle dedi:

Uzun yıllar kamuda çalıştım. Bu kurulları eğer iktidar istemiyorsa normalde yapması gereken fiilen kilitleyip ya da pasif tutup işlemez hale getirmekti. Kamuda bu işler böyle yapılır. Adı var kendi yok olur, zamanla da unutulur… Ama vekaleten atanan başkanın üzerine iki hafta sonra asaleten atama yapıp yeni başkanın ilk icraatı olarak kamuoyunda duyulmasını sağlarsanız bunun kamudaki anlamı farklıdır. Bana göre bunun mesajı Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’adır ve ‘Senin kararını ezdim’ demektir.

TÜİK’te bağımsız kurullar oluşturmak, muhalif kimlikleriyle bilinen iktisatçıları davet etmek gibi adımlar, Bakan Elvan’ın onayı olmadan atılamayacak kadar cesur adımlar. Hatta bana soracak olursanız vekaleten atanan başkan Ahmet Kürşad Dosdoğru’nun Dünya gazetesinden Alaattin Aktaş‘a verdiği kapsamlı röportaj bile bakanın onayı olmadan düşünülemeyecek bir şeydi… 

Bu “açılımlar” Lütfi Elvan’a veya geniş anlamdan kasımda ekonomi yönetimini üstlenen Elvan – Ağbal ekibine aitti. Ve durduruldu.

İlgili yazılar