Bilişim Manşet Sendika Video

Bilişim emekçilerinin 11 talebi; Bilişim Emekçileri Dayanışma Ağı röportajı…

Röportaj / Bilge Çevik

Türkiye’de bilişim sektöründe çalışan gençler, yurt dışına açılma hayalleri kuruyor. Gençlerin düşük maaş ve işsizlik nedeniyle Avrupa’ya gitmek istediklerini belirten Bilişim Emekçileri Dayanışma Ağı Üyesi Analist Büşra Özçelik, Türkiye’deki ağır çalışma koşullarını eleştirdi: “Uzun çalışma saatlerine rağmen artı bir ücret almıyoruz. Her an işsiz kalma korkusu yaşıyoruz.” Özçelik bilişim çalışanlarının yurtdışına gitmesinde Türkiye’de çalışma saatlerinin uzulması ve erişilememe hakkına saygı duyulmamasının etkili olduğunu belirtti.

Büşra Özçelik bununla birlikte, Avrupa’da son dönemde göçmenlerin giderek artan oranda bilişimde istihdam edildiğine dikkat çekerek, bunun olumsuz sonuçlarını şöyle anlattı: “Göçmenler daha düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Bir yandan da mesai kavramı yok; burada insanlar her saat, her dakika aranabiliyorlar, Avrupa’ya gittiğinde bu şekilde devam ediyor. Çünkü insanlar işlerini kaybetmek istemiyor.” Özçelik, son dönemde Türkiye’de yaşayıp yurtdışı firmalarında çalışmanın da öne çıktığını ifade etti.

Pandemide çalışma şartları ağırlaştı

Pandemide şirketlerin kira, elektrik, su,  internet gibi masraflardan kurtulduğunu kaydeden Özçelik, “Bunların hepsini biz çalışanlar, kendimiz ödemeye başladık.  Evde daha fazla elektrik harcamaya başladık” dedi.  Bilişim sektörü çalışanlarının piyasaya göre biraz daha yüksek maaşlar aldığını doğrulayan Özçelik, “Ama ücreti saate böldüğümüz zaman, ortaya çıkan rakamlar çok çok düşük miktarlara tekabül ediyor. Çünkü bizim 8-5 arası çalışma lüksümüz yok, gece saat 3’te de aranabiliyor, ya da tam gün çalışabiliyoruz. Pandemide işçiler nasıl olsa evdeyiz diye daha da fazla çalıştırıldılar” bilgisini verdi.

Birçok çalışanın işsiz kalma korkusuyla itiraz edemediğini de vurgulayan Özçelik, “Korku mekanizması oluştuğu için itiraza cesaret edilemiyor” diye konuştu. Özçelik, Bilişim Emekçileri Dayanışma Ağı’nın kurulma sebeplerinden birisinin de bu olduğunu belirtti ve “İnisiyatifle değil kolektif iradeyle bir şeyleri talep edebilmek güven veriyor” dedi.

Burcu Özçelik, Bilişim Emekçileri Dayanışma Ağı’nın taleplerini ise şöyle sıraladı:

1- Sağlığımız için önlemlerin alınması;

2-Psikolojik destek;

3-Bağlantıyı kesme;

4- İşverenin masraftaki payını ödeme;

5- Ev masraflarının artması sonucu işverenin kendine düşen payını vermesi;

6- Fazla çalışmaların ödenmesi;

7- Mesai ücretlerinin netleşmesi ve ispat yükününde işverene ait olması;

8-  Ofis giderlerinin işveren tarafından verilmesi;

9- Gizlilik hakkının korunması (sistemde sürekli online olma durumunun izlenmemesi);

10- Kreş ve bakım hakkı;

11- İş sağlığı ve iş güvenliği hakkı.

Ar-Ge ne kadar gerçek, araştırılmalı…

Bilişim Emekçileri Dayanışma Ağı Üyesi Analist Büşra Özçelik’in dikkat çektiği bir başka nokta, Türkiye’deki Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme)  çalışmalarının ne kadar nitelikli olduğu sorusuydu. Özçelik, “Ar-Ge birimlerinde nasıl çalışmalar yapılıyor, nasıl projeler üretiliyor, düşünmek gerek. Zira teknokentlerin sayısı çok arttı.  Birçok şirket BT (Bilgi teknolojileri) departmanlarını Ar-Ge’leştiriyor. Bunu devletten daha çok teşvik almak ve karlarını arttımak için yapıyorlar” uyarısı yaptı.

Öte yandan Türkiye’deki bütün şirketlerin yeniden yapılanarak dijital dönüşümden geçtiğinin altını çizen Özçelik, “Bir sonraki adımda birçok sektörde birçok bölüme ihtiyaç kalmayacak. Bilgisayar sistemlerinin bazı işleri kendiliğinden yapmasıyla birlikte birçok bölüm kendini feshedecek” dedi. Dijitalleşmenin pandemi ile daha da hızlandığını vurgulayan Özçelik, “Çünkü uzaktan çalışma hayatımızın en önemli parçası oldu” bilgisini verdi.

İlgili yazılar