Dolar/TL Altın Bitcoin Kripto para Manşet

Dolar mı altın mı Bitcoin mi? Halkın 1. tercihi ne? Sokak röportajları…

Dolar mı altın mı Bitcoin mi? Ekonomy.TV halka sordu…

Dolar mı altın mı Bitcoin mi? Vatandaşlara yönelttiğimiz soru buydu… Yatırım kelimesi her geçen gün farklı bir surete bürünüyor, daha da derin bir anlam ifade ediyor. İşte öyle günlerin birinde, Ekonomy.TV olarak Beykoz’un tarihi semti Anadoluhisarı’nda genci yaşlısı demeden birçok kesimden insana mikrofon uzattık: Dolar mı altın mı Bitcoin mi? Sorumuz aynıydı aynı olmasına lakin verilen cevaplar son derece ilgi çekiciydi.

“Bankada yüklü miktar paranız olsa neye yatırım yapardınız?” sorusunu yönelttiğimiz vatandaşların neredeyse tamamı farklı cevaplar verdi. Tek bir cevaptan ziyade onlarca farklı cevap duyduk.

Ancak, belirli yaş kategorisine göre sınıflandıracaksak; gençler de kripto para düşkünlüğü, yaşlılar da ise altına olan merakı sezdik. Tabii sadece altın veya kripto para da değil. Mevduat hesabı ve dövizi de bu denkleme dahil ettik. Yine de verilen cevapların çoğunluğu altın ile kripto para üzerineydi. Birkaç kişi borsa hesabının mantıklı olacağını da sözlerine ekledi. Yine de gençlerin kripto paraya yöneldiğini belirtmekte fayda var.

Dolar mı, altın mı, Bitcoin mi? Gençler kripto paraları tedcih ediyor…

Kripto Paraya İlgi Büyük

Bitcoin‘le başlayan kripto para ilgisi diğer paralarla sürüyor. Bir hafta kadar önce birkaç kuruş seviyelerinde seyreden Dogecoin, bir hafta gibi kısa süre içerisinde 55 kuruşa fırladı. Superbowl finali dahil aklınıza gelebilecek hemen hemen her yerde gündem köpek armalı dijital para birimiydi. Tabii, bu değişimden bizim insanımız da haberdar olmuş. Dogecoin ve Ethereum’daki değişimleri sıkı sıkıya takip eden gençler vardı. Dijital parada gelecek olduğunu düşünen gençler, bunun “Ponzi” gibi yanıltıcı bir durum olmadığını düşünenler arasında.

Yaşlılara Göre Altın “Güvenilir Liman”

Yaş grubu arttıkça iki farklı durumla karşılaşıyoruz. Bunlardan biri altına olan merak, diğeri umutsuzluk. Yaşını başını almış insanların çoğu, sorumuza rağmen “param olmadıktan sonra ne yapayım.” cevabını verdi. Soruyu tekrar yineledikten sonra, “Paramız olsaydı hayalini kurardık ancak benim olmadıktan sonra neyin hayalini kurayım.” dediler. Yaşlıların ortak kanaati hemen hemen bu yöndeydi. Üçüncü kez yinelediğimizde; “farz-ı misal bankada yüklü miktar paranız olduğunu varsayalım, neye yatırım yapardınız” dediğimizde bu kez bizi kırmadılar. Veya başlarından hemen savmak için yarım ağızla “altına yatırım yapardım herhalde” dediler. Neden “altın” dediğimizde verilen cevaplar yine aynıydı. Yaş grubu arttıkça altına olan ilgi ve merakın dışında, “altının güvenli liman olduğunu” düşünenlerin de doğru orantılı biçimde arttığını gözlemledik.

Borsa Yatırımcıları da Var

Orta yaşlı bireyler ise daha çok borsa üzerine yatırım yapacaklarını, hatta halihazırda borsada yatırımları olduğundan söz etti. Borsa veya ortak havuz gibi çeşitli alanlarda riski az yatırımlara yöneleceğini söyleyen vatandaşlara hemen karşı soruyu yapıştırdık. “Borsada kazanan kadar batan da var. Siz neye güveniyorsunuz?” sorusu ile karşı atak yaptık. Vatandaş ise borsada işlem gören devlet kurumlarına veya devlet bankalarına yatırım yaptığını söyledi. “Halkbank batar mı kardeşim?” itirazı ile karşı atağımızı bastırmaya çalıştılar.

Haberin sonlarına doğru Anadoluhisarı’nda yıllardır kuyumculuk yapan Nejat Bey’in kapısını çaldık. Altında değişim yaşanıp yaşanmayacağını sorduk. Cümlelerine “Yatırım Tavsiyesi Değildir” uyarısı ile başlayan Nejat Bey, önümüzdeki günlerde altında artış meydana geleceğini belirtti. Yerli yabancı demeden birçok akademisyen ve ekonomisti takip ettiğini söyleyen yılların kuyumcusu, altının dip yaptığını ileri sürüp; birkaç hafta içerisinde yeniden artış trendine döneceğini iddia etti.

Beykoz’un güzel semti Anadoluhisarı

Günün sonunda Beykoz’un güzel semti Anadoluhisarı ile baş başa kaldık. Anadoluhisarı, gerek Beykoz’un gerekse Anadolu Yakası’nın tarihi semtlerinden biri. Semte adını veren Anadoluhisarı Kalesi, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid döneminde inşa edilmiş. Bu sayede, Boğaz’dan geçen gemilerin kontrolü sağlanmaya çalışılmış. Tam 6 asırdır ayakta duran kalenin belirli yerlerinde çatlaklar bulunuyor. Belirli yerlerinden taşlar kopmuş. Yine de Avrupa Yakası’ndan, özellikle Rumeli Hisarı’ndan baktığınızda bütün ihtişamıyla Osmanlı mimarisini göreceksiniz.

Haber / Röportajlar: Ramazan Dengiz

İlgili yazılar