Siyaset Manşet

Erdoğan: Vatandaşlarımdan evlerindeki döviz ve altını ekonomi ve üretime kazandırmalarını istiyorum

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda toplanan AK Parti 7. Olağan Büyük Kongresi’nde ekonomiyle ilgili ilginç mesajlar verdi.

Ulaştırmada, son 19 yılda 932 milyar lira tutarında yatırım yaparak Türkiye’nin altyapısını baştan sona yenilediklerini ve geliştirdiklerini dile getiren Erdoğan, kara yollarında 6 bin 101 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 28 bin 200 kilometreye, 1710 kilometreden devraldıkları otoyol uzunluğunu 3 bin 523 kilometreye yükselttiklerini belirtti.

Kara yolu tünel sayısını 83’ten 438’e, kara yolu tünel uzunluğunu 50 kilometreden 595 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğunu 311 kilometreden 701 kilometreye çıkardıklarını söyleyen Erdoğan, “Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Nissibi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Marmaray, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit Tünelleri gurur abidesi projelerimiz olarak gönlümüze yerleşmiştir.” dedi.

İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolunu da ağlarına kattıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çanakkale 1915 Köprüsünün de içinde yer aldığı Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu ile Ankara-İzmir Otoyolunun inşası sürüyor. Demiryollarında, toplam 1213 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. Ülkemizin 11 bin 590 kilometre uzunluğundaki mevcut demiryolu ağını adeta sıfırdan inşa etmişçesine baştan sona yeniledik. İzmir’e İzban’ı, Ankara’ya Başkentray’ı, İstanbul’a Gebze-Halkalı Banliyosunu ve çeşitli şehirlerimizde pek çok metro hatlarını ülkemize kazandırdık.”

Havayollarında önemli adımlar attıklarını ve 26’dan devraldıkları havalimanı sayısını 30 ilaveyle 56’ya çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, “İstanbul Havalimanının yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabını devreye aldık. Yurt dışı uçuş noktamızı 60’dan 329’a, uçulan ülke sayısını 50’den 126’ya yükselttik. Salgın sebebiyle durgunluğa girmiş olsa da Türkiye geleceğin en büyük hava yolu ulaşım altyapısına sahip ülkesi olarak dünyada ilk sıralarda yer alacaktır.” şeklinde konuştu.

Denizcilikte, tersane sayısının 37’den 83’e, yat bağlama kapasitesinin 8 bin 500’den 18 bin 545’e çıktığını anlatan Erdoğan, “Filyos Limanının, Rize İyidere Limanının, Haliç, Tekirdağ, Datça Yat limanlarının yapımları sürüyor. İletişimde, 2002 yılında 3 bin olan geniş bant abone sayısı 85 milyona ve 23 milyon civarında olan mobil telefon abone sayısı 84 milyona yükseldi. Bugün 54 milyona yaklaşan elektronik devlet kullanıcı sayısıyla, bu alanda dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girdik.” diye konuştu.

Tarımsal GSYH 333 milyar TL

8 yıl önce 145 olan atık su arıtma tesisi sayısının 1170’i, yüzde 35 olan atık su arıtma hizmeti verilen belediye nüfusu oranının da yüzde 89’u bulduğunu belirten Erdoğan, “TOKİ kanalıyla ürettiğimiz konut sayısı, hedefimiz olan 1 milyon adete ulaştı. Toplam 35 millet bahçesini hizmete aldık, 22 millet bahçemizi açılışa hazır hale getirdik. Halen 9 millet bahçesi bitme aşamasındayken, 48 millet bahçesinin yapımı ve 33’ünün ihalesi sürüyor.” dedi.

Erdoğan, tarımda, 2002 yılında 37 milyar lirayı bulmayan Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın, geçen yıl 333 milyar lirayı geride bıraktığını belirtti.

Tarım ve gıda ürünleri ihracatının 20 milyar lirayı geçtiğini aktaran Erdoğan, çiftçilere bugüne kadar ödenen tarımsal desteklerin toplamının 160 milyar liraya yaklaştığını kaydetti.

Erdoğan, sadece bu yıl yapılacak tarımsal destekleme ödemelerinin tutarının 24 milyar lira olduğunu dile getirerek, “Türkiye’nin, iklim şartları sebebiyle üretimi sınırlı olan birkaç ürün dışında, tarımda dışa bağımlılığı kesinlikle söz konusu değildir. Geçtiğimiz 19 yılda, tarla ve sebze üretimimiz yüzde 20, meyve üretimimiz yüzde 67, süt ve et üretimimiz 2 katına yakın artış göstermiştir.” diye konuştu.

Türkiye’de orman varlığını yaklaşık 21 milyon hektardan 23 milyon hektara, 175 olan korunan alan sayısını 616’ya, 16 olan tabiat parkı sayısını ise 250’ye çıkardıklarını belirten Erdoğan, barajların sayısını 276’dan 600 ilaveyle 876’ya, içme suyu tesislerinin sayısını 84’ten 262 ilaveyle 346’ya, sulama tesislerinin sayısını ise 1764’ten 1457 ilaveyle 3 bin 221’e ulaştırdıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makroekonomide satın alma gücü paritesine göre milli gelirde Türkiye’yi dünyada 17’nci sıradan 13’üncü sıraya yükselttiklerini söyledi.

“Salgına rağmen geçtiğimiz yıl yüzde 1,8 büyümeyle G20’de ikinci sırada yer aldık”

“Dünyayı kasıp kavuran salgına rağmen geçtiğimiz yıl yüzde 1,8 büyümeyle, G20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldık.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Göreve geldiğimizde vergi gelirlerinin yüzde 86’sını bulan faiz ödemelerini, geçtiğimiz yıl yüzde 16’ya gerilettik. Avrupa ülkelerinde yüzde 97’ler, gelişmiş ülkelerde yüzde 130’lar civarında olan borç stokunun milli gelire oranını yüzde 42,6 seviyesinde tutmayı başardık. İhracatımızı 36 milyar dolardan aldık 170 milyar dolar bandına kadar çıkardık. Her ay yeni ihracat rekorları kırarak, bu yolda yürümeyi sürdürüyoruz. Son birkaç gündür piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, Türkiye ekonomisinin temellerini, gerçek dinamiklerini, taşıdığı potansiyeli ve yarınını kesinlikle yansıtmıyor. Türk sanayisi, salgın dönemindeki performansıyla direncini ve gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Kamu maliyesi ve finans sektöründeki göstergeler, gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülkeye göre daha sağlam bir yapıya sahip olduğumuza işaret ediyor.”

Bir süre önce açıkladıkları ekonomideki reform programının politikalarını ve takvimini dün akşam itibarıyla ilan ettiklerini anımsatan Erdoğan, “Şimdi artık vakit, daha çok çalışma, üretme, gaza basma, hedeflerimize yürüme vaktidir.” dedi.

“Vatandaşlarımdan evlerindeki döviz ve altını ekonomi ve üretime kazandırmalarını istiyorum”

İktisadi temeli olmayan hareketlere karşı ülkesinin yanında yer alarak, güven ve istikrar mesajına sahip çıktıkları için milletin tüm fertlerine teşekkür eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Sadece kendilerini güvende hissetmek amacı ile evlerinde döviz ve altın tutan vatandaşlarıma buradan bir çağrıda bulunuyorum. Bu vatandaşlarımdan, milli servetimiz olan evlerindeki döviz ve altını, çeşitli finans araçlarına yatırarak, ekonomiye ve üretime kazandırmalarını istiyorum. Finans kuruluşları, özellikle de katılım finans şirketleri, bu altın ve dövizler için müşterilerine, onları memnun edecek getiri sağlayabilecek alternatifler sunuyor. İş insanlarımıza da, 30 Haziran’a kadar devam eden Varlık Barışı’ndan yararlanarak, yurt dışındaki kaynaklarını ülkemize getirebileceklerini tekrar hatırlatıyorum. Herhangi bir endişeye gerek yok. Kesinlikle biz, kendilerinin bu noktada garantisiyiz. Ülkemize yatırım yapan uluslararası yatırımcılara ise, Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline güvenmeleri çağrısında bulunuyorum. Esasen, bu çağrının somut göstergeleri de vardır. Geçen yıl ülkemizde yeni açılan iş yeri sayısı 103 bine yaklaşırken, kapanan sayısı 16 binin altında kaldı.”

Erdoğan, iş yapma kolaylığı endeksinde 2002 yılında 175 ülke arasında 84’üncü sırada olan Türkiye’nin, geçen yıl 190 ülke arasında 33’üncü sıraya yükseldiğine dikkati çekti.

“Şoka dayanıklılığı ispatladık”

Türkiye’de 2010-2020 arasında kurulan 75 bin 699 uluslararası sermayeli şirketten, toplam sermayesi 39 milyar lirayı bulan 11 binden fazlasının salgına rağmen geçen yıl faaliyete başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Şimdi buradan soruyorum, hangi uluslararası yatırımcı geleceğine güvenmediği bir ülkeye gelip şirket kurar ve o ülkenin vatandaşlarıyla iş ortaklığı yapar? Aynı şekilde, ülkemizde dünyanın hemen her devletinden 200 bin uluslararası öğrenci eğitim görüyor. Soruyorum, hangi ana, baba evladını geleceğine güvenmediği, huzurundan ve güvenliğinden emin olmadığı bir ülkeye 4-5 yıllığına eğitime gönderir? Siz, içeride birilerinin ‘battık, bittik, yıkıldık, öldük’ diye terane tutturduğuna, kendi ülkelerini kötüleme yarışına girdiklerine bakmayın. Bunlar kendi ülkelerinin ve milletinin felaketinden iktidar devşirme hevesinde olan, gözlerini kin ve nefret bürümüş, kifayetsiz muhterislerdir. Türkiye gücünü, ekonomisinin sağlam altyapısından, üretiminden, yetişmiş insan kaynağından, girişimcilerinden, ihracatçılarından, velhasıl reel ekonomisinden alan bir ülkedir. Dinamik iktisadi yapımızla, mali disiplinimizle, serbest piyasaya ekonomisine bağlılığımızla, her türlü şoka dayanıklı olduğumuzu defalarca ispatladık.”

Erdoğan, gelecek dönem Türk ekonomisini yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyüterek, çok daha iyi yerlere getireceklerini söyledi.

İlgili yazılar