Finans Manşet

Merkez Bankası zorunlu karşılıkları artırarak iki kuş vurmak istiyor: Döviz mevduatını azaltmak, rezervi güçlendirmek

Merkez Bankası bankaların yabancı para zorunlu karşılık oranlarını 200 baz puan artırdı. Alınan kararla bir yıla kadar döviz mevduatının zorunlu karşılıkları yüzde 23’ten yüzde 25’e, bir yıldan uzun vadeli döviz mevduatının zorunlu karşılıkları ise yüzde 17’den yüzde 19’a yükseltildi. Bilindiği gibi bankalar zorunlu karşılıkları Merkez Bankası’nda tutuyorlar…

Bu adıma neden ihtiyaç duyuldu? CHP Milletvekili Akif Hamzaçebi, Twitter paylaşımında amacın banka kredilerinin artış oranını zayıflatmak olduğuna işaret etti. Kamu bankalarının kredi faizlerini indirmesinden kısa süre sonra zorunlu karşılıkları artırmaktaki çelişkiye dikkat çekerek, “Önce MB faizini indir. Sonra kamu bankalarının kredi faizini indir. Sonra da karşılık oranlarını yükseltip bankaların kredi açacağı fonları azalt. Politikasızlık budur işte” dedi.

Bununla birlikte bankacılar zorunlu karşılıkları artırmaktaki asıl amacın kredi büyümesini yavaşlatmak olduğu tezine katılmıyorlar. Zira döviz kredilerindeki artış oranı zaten sınırlı. Yerli özel bankaların kredileri ilk 9 ayda yüzde 15.3 arttı. Kamu bankalarında bu oran yüzde 10.8. Yani kredi artışı enflasyonun altında…

Öyleyse? İktidar zorunlu karşılıkları artırarak bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor.

Hedeflerden biri, Merkez Bankası’nın brüt rezervlerini artırmak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuya özel bir önem verdiği biliniyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde birkaç kez Merkez Bankası’nın rezervlerinde artış olduğuna değindi…

Yabancı para cinsinden zorunlu karşılık oranlarındaki artışın Merkez Bankası’nın kasasına yaklaşık 3,8 milyar dolar kaynak sağlaması bekleniyor. Rezervlerdeki artış, seçim öncesinde muhalefetin 128 milyar dolarla ilgili eleştirilerine karşı iktidarın elini güçlendirecek.

Merkez Bankası rezervlerini güçlendirmekle amaçlananlardan biri de, seçim öncesinde dolarda gerçekleşebilecek olası bir tırmanışa döviz satışı ile müdahale etmek planı olabilir mi? İnsanın aklına gelen sorulardan biri… Ama şimdilik spekülatif bir soru…

Zorunlu karşılıkları artırmaktaki ikinci hedef ise yurtiçinde yerleşik mevduat sahiplerinin, özellikle de bireylerin, yani Ayşe Teze’nin, Ali Rıza Amca’nın dövize yönelişini frenlemek. Vatandaşların banka mevduatlarında dövizin payı 2014’de yüzde 36’ye kadar gerilemişti. Bugün ise yüzde 60’lara dayandı.

“Zorunlu karşılıklar arttı diye Ayşe Teyze ile Ali Rıza Amca dolar almaktan neden vazgeçsin?” diyeceksiniz…

Eski bankacı Erol Taşdelen bunun büyük oranda bankaların performans sistemlerinde TL’nin ağırlığının artırılması yoluyla gerçekleşeceğini söylüyor.

Taşdelen, “Banka genel müdürlükleri şubelere TL mevduat için hedefleme yapacak; yabancı para mevduatın performans notundaki değeri düşürülürken TL mevduatın artırılacak. Şubelerdeki pazarlama ekipleri de performans notlarının yüksek çıkması için mecburen döviz mevduatın TL’ye dönmesi gerektiği yönünde telkinde bulunacak. Çoğu banka zaten 50 bin doların altına vadeli mevduat yapmıyordu; önümüzdeki günlerde bu tutarı 100 bin dolara çıkarabilirler” diyor.

Merkez Bankası’nın faizleri enflasyonun üç-dört puan altına çektiği, geleceğe dair belirsizlik ve endişelerin arttığı bir ortamda vatandaş, bankacılar istedi diye TL’ye döner mi? Göreceğiz…

İlgili yazılar