Manşet

Sosyal medyada kripto para reklamı tartışması

Gazeteci Faruk Bildirici, Medya Ombudsmanı adlı blog’unda, gazeteciler tarafından kripto para şirketi reklamı yapılmasını değerlendirdi. Bazı gazeteciler geçtiğimiz günlerde bir kripto para şirketinin reklamını yapan Tweet’ler paylaşmıştı. Üç gazeteci, bir araştırma şirketi sahibinin, hemen hemen aynı ifadelerle, üstelik reklam olduğunu da belirtmeden yeni bir kripto para şirketine övgü yağdırmalarının üzerinde durulmaya değer olduğunu belirten Bildirici, sosyal medyada yankı uyandıran paylaşımların, 20 Temmuz’da bağımsız gazeteci Gökhan Özbek’in yazdıklarıyla başladığını belirtti. Bildirici’nin aktardığına göre Özbek Twitter’da “Kripto piyasaları yüzde 50’nin üzerinde kayıp yaşarken #Foy kendisine yatırım yapanlara kayıplarını aşağı çekmek için telafi coin verecekmiş. Tebrikler @FundOfYours Umarım toparlanma hızlı olur” değerledirmesi yaptı.

Ardından halen TV5’te program yapan gazeteci Çağlar Cilara “Kripto piyasalarını takip ediyorum, ciddi düşüş var. Ama moral bozmayın. En son dikkatimi çeken haber, #Foy’un telafi coin vereceği yönünde” paylaşımında bulundu.

Bu iki gazetecinin ardından ertesi gün de Avrasya Araştırma Şirketinin Başkanı Kemal Özkiraz ve köşe yazarı Levent Özeren benzer ifadeleri paylaştı.

Bildirici, kripto para paylaşımı yapan Özkiraz ve Cilara ile görüştüğünü belirterek şöyle dedi:

“Bu paylaşımları inceledikten sonra Kemal Özkiraz ile görüştüm; eleştirilerimi aktardım. Özkiraz, ‘eleştirileri haklı bulduğunu’ belirterek, ‘Bu bir reklamdır uyarısı konusunda eksiklik olduğu muhakkak ki bunu zaten ben de özeleştiri olarak söyledim. Reklama katılma sebebim araştırmacılıkla değil youtuberlıkla ilgili bir Token olmasından kaynaklıydı. Yani reklama konu olan Tokenın benim diğer alanım olan YouTube yayıncılarına hitap etmesiydi’ dedi.

Çağlar Cilara ise sorularıma ‘Kendi sosyal medya hesabımdaki paylaşımlarımla ilgili kimseye hesap vermek zorunda değilim, gereksiz buluyorum bu tartışmayı’ karşılığını verdi.”

Bir gazetecinin kişisel hesabının, mesleki kimliğinden ayrı tutulamayacağını kaydeden Bildirici şöyle devam etti:

“Hemen belirteyim, Gökhan Özbek ve Kemal Özkiraz’ın eleştiriler üzerine yaptıkları paylaşımları yeniden değerlendirmeleri ve özeleştiride bulunmaları değerli. Ancak yeterli değil. Çünkü her ikisi de sadece reklam alırken dikkatli olmak ve paylaşımda reklam olduğunu belirtmekten bahsediyorlar. 

Oysa bu reklam paylaşımında tartışılması gereken iki sorun var; birincisi paylaşımın reklam olduğunu belirterek takipçileri uyarma zorunluluğu, ikincisi ve asıl mesele, gazetecilerin (ve tabii bir araştırma şirketi yöneticisinin) reklam yapmasıyla ilgili etik sorunlar.”

Bir gazetecinin Youtube programına reklam alabileceğini; sponsorluk anlaşması yapabileceğini ifade eden Bildirici, “Ama programa reklam ya da sponsorluk için anlaşmak ile gazetecinin bizzat kendisinin reklam yapması, hele de reklamın aktörü haline gelmesi farklıdır” dedi. Bildirici şöyle dedi:

“Bir gazeteci reklam yapmamalı, reklamın aracı olmamalı. Reklam yapmak, gazeteciliğin doğasına aykırıdır. Zira gazeteciliğin temel işlevi kamu yararını gözetmek ve topluma yalın gerçeği aktarmaktır. Gazeteciler için inandırıcılık ve güvenilirlik iki vazgeçilmez kavramdır.

Para ya da maddi bir bedel karşılığı bir ürün ya da firmanın reklamını yapan gazeteci, mesleğin bu temel işlevinden kaynaklanan güvenilirliği ve inandırıcılığı paraya tahvil etmiş olur. Reklamını yaptığı ürün ya da şirketin niteliği ne olursa olsun ondan sonra üreteceği içeriklerin ya da yorumlarının gerçekliğine, inandırıcılığına gölge düşürmüş olur.”

  

İlgili yazılar