Sigorta Siyaset

Soylu THY sigorta iddialarına yalanlama: “Ne THY ne büyük holdinglerle hiçbir bağımız yok”

Soylu THY sigorta iddialarına net yalanlama geldi.

Soylu THY sigorta iddialarına yalanlama: “Ne THY ne büyük holdinglerle hiçbir bağımız yok”…

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun kurucu olduğu Engin Sigorta’nın Türk Hava Yolları’ndan (THY) ihale aldığı iddiasına yanıt geldi. Şirketten yapılan açıklamada, “Ne THY ile ne de ülkemizin büyük holdingleriyle; hiçbir ticari bağı, ilişkisi, herhangi bir sigorta ilişkisi, geçmişte olmadığı gibi bugün de söz konusu değildir” denildi.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kurucusu olduğu Engin Sigorta’nın Türk Hava Yolları’ndan (THY) ihale aldığını ileri sürdü. Engin Sigorta’dan Peker’in iddialarına karşı yazılı açıklama yapıldı ve “Engin Sigorta ve Aracılık Hizmetleri’nin ne THY ile ne de ülkemizin büyük holdingleriyle; hiçbir ticari bağı, ilişkisi, herhangi bir sigorta ilişkisi, geçmişte olmadığı gibi bugün de söz konusu değildir. Sigortacılık tekniği gereği, yaptığımız bütün işlemler, ana şirketlerin dijital altyapıları üzerinden gerçekleşmekte olup, tüm acentelerde olduğu gibi bizim işlemlerimiz de bu sistemlerde kayıt altındadır” denildi. 

“Provakatif bir gündem çalışması”

Açıklamada daha önce de şirket hakkında benzer iddiaların olduğu belirtilirken şöyle denildi:

“Kurucumuz Sayın Süleyman Soylu’nun siyasi kimliği dolayısıyla, kaynağı ve maksadı belli ancak temelsiz iddialarla siyaset gündemine çekilmeye çalışıldığımız daha önce de vaki olmuştur. Sayın Soylu’nun AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olduğu 2014 yılında, FETÖ kaynaklarının servis ettiği, bir muhalefet milletvekilinin de meclise soru önergesiyle getirdiği ‘THY Uçaklarının sigorta işlemlerini yaptığı’ gibi mesnetsiz, mesnetsiz olduğu kadar sektör işleyişine de aykırı bir iddiaya ne yazık ki konu edilmiş, bu asılsız iddialarla ilgili gerekli açıklamayı, kamuoyu ile paylaşmıştık. Son günlerde yine aynı kaynaktan beslendiği ve aynı hedefe yöneldiği anlaşılan provakatif bir gündem çalışmasının öznesi haline getirilmeye çalışmakta olduğumuzu üzülerek izliyoruz.”

İlgili yazılar