Manşet Sendika Tarım Video

Tarımda kuraklık kapıda: “Açlık, sefalet yaşanır”

Haber / Bilge Çevik

Üreticilerin yaşadıkları kriz bitmiyor. Antalyalı üreticilerin sebzelerini, Artvin Hopa’daki üreticilerin de yeni mahsül çayları sokağa dökmesi tarımdaki sorunların boyutunu gözler önüne serdi. Güvencesiz İşçi Derneği Başkanı Abdulselam Kutlu, “Üreticilerin döktüğü mallar cepten gitti. Karşılarında zararlarını karşılayabileceği bir mekanizma olsaydı ürünlerini dökmezlerdi” dedi.

Akdeniz’deki tarla, depo, inşaat gibi birçok iş alanında düşük yevmiye, sigortasız ve fazla çalışma saatleri gibi kötü koşullarda, güvencesiz şekilde çalışan işçilerin haklarını savunmak, sorunlarına çözüm bulmak için 2019 yılında Mersin’de kurulan Güvencesiz İşçiler Derneği Başkanı Abdulselam Kutlu, Ekonomy.TV’nin sorularını yanıtladı.

Borcu Borçla Kapatıyorlar

Üreticinin dar boğaz yaşamasından dolayı iki ürünü birlikte ektiğini  belirten Kutlu, üreticinin eğer ikinci bir ürün daha ekmezse ilk ürüne yatırdığı parayı çıkaramadığını, bunun sebepleri arasında  gübre fiyatlarının  50  ila 80 TL arasında olmasının önde geldiğini belirtti.

Kutlu, “T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı açıklama yaparak üretimin yüzde 5,5 arttığını söyledi. Arttığı noktalar narenciye alanıdır. Şu anda ithalatın tek yapıldığı alan narenciye alanı yani biber, domates, patlıcan gibi diğer ürünler iç piyasada doğru temelde tüketilmiyor, üretici ihracat yapamıyor. Yani ürünleri ellerinde kaldığı için üretici ürünlerini sokağa dökmek zorunda kalıyor.  Buna rağmen ülke siyaseti Tarım ve Orman Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gibi kurumlar herhangi bir adım atmıyor. Üreticiler kendi haline bırakıldı. Üreticiler yıllarca birikim yapıyor, emek veriyor, kuraklığa rağmen ülke ekonomisine katkıda bulunmak istiyor ama ne yazık ki iktidar ve muhalefet dahi kimse üreticiler bir şey yapmıyor” diye konuştu.

“Krediler Büyük Sıkıntı”

Kutlu, “Örneğin; bugün tarladan biber 80 kuruştan dağıtıma çıkıyorsa, halden manava gidene kadar yüzde 500 ile 520 artış oluyor. Üretici emeğinin karşılığında 80 kuruş elde ediyor. Fakat bunun işçisi var gübresi var, naylonu var… Üreticinin kredi ile ilgili büyük sıkıntısı var. Üretici kendi üretiminin bir yıllık birikimini bir kenara koyup, kendisini ve arazisini ayakta tutabilme mücadelesi veriyor” ifadelerini kullandı.

“Muhalefet Sahip Çıkmıyor”

Kutlu sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Muhalefetin de yerelde ön açıcı hiçbir politikası yok. Belediyelerin de katkısı yok. Yapılamaz mı, yapılabilir. Bugün büyükşehir belediyeleri  veya ilçe belediyelerinin bir ton arazisi var. Bu arazileri alışveriş merkezleri yapacaklarına bunları üreticiye versinler. Bu sayede yerelin de iç piyasasını güçlendirebilir, üretim yapabilirler. Ama burada hiç kimse üreticinin halinden anlamıyor. Hal böyle olunca eylem yapıyorlar. Ulusal basın üreticinin haberini yapmıyor, onlarında bu noktada sıkıntısı var. Bir ülkenin ekonomisi hem ekonomi hem de ticaret noktasında üretimle kalkınır;  bir ülke çiftçisine, serasına, merasına sahip çıkarak öyle kalkındırılabilir. İç piyasada fiyat artışının yani enflasyonun ve gübre fiyatlarının yükselmesinin tek nedeni üretimin olmaması… Sera naylonunun bile fiyatı artıyor. Bunlar bile ithal ediliyor” şeklinde konuştu.

“Seçim Öncesi Boş Vaatler”

Kutlu, muhalefet partilerinin Güvencesiz İşçi Derneği’ne yeterli ilgiyi göstermediğini de söyledi:

“Güvencesiz İşçi Derneği 26 Ocak 2021’de kuruldu. Biz hem narenciye alanında, hem ev temizliğine giden kadın arkadaşlar, depo ve sera gibi alanlarda faaliyet gösteriyoruz. Amacımız güvenceli olmayan ortamları güvenceli kılabilmek. 1,5 yılı aşkındır derneğimiz açık ve bizi Türkiye İşçi Partisi,  Halkların Demokratik Partisi ve İyi Parti dışında hiçbir siyasi kuruluş ziyaret etmedi. Biz dernek olarak kendi sıkıntılarımızı TBMM’ye duyurmak için birkaç kere soru önergesi verdik. Cevap bile çıkmadı. Üreticiler bir araya gelip seslerini çıkarsınlar, kooperatifleşsinler; esnaf kendi arasında dayanışma kursun. Bu ülkenin ne muhalefetinden ne iktidarından kimseye hayır gelmez.”

Kuraklık Tehlikesi Kapıda

Tarımdaki kuraklık tehlikesine de dikkat çeken Kutlu şu uyarıları yaptı:

“Urfa’da üreticilerin  tarlalarında ektikleri ekin yanmış, mevsimsel yağmur yağmadığı için. Mersin’de de aynı sorun var. Kuraklık böyle devam ederse açlık, sefalet ortaya çıkar. İthalat gerekir ki, bu da dış borcu artırır. Oysa Çukurova’da üreticiler teşvik edilebilir. Üreticinin doğru alanlara yönlendirilmesi gerekir. Oysa bugün bankalar kredi vermiyor, vermek için üreticinin mallarına, tarlalarına ipotek koyuyorlar. Borçlar had safhada.”

İlgili yazılar