Video Hazır Giyim ve Tekstil Manşet

Tekstil atölyelerinde çalışan çocuk işçiler gerçeği (2)

Haber / Ömer Aksoy       

Suriye’de, 2011’deki iç savaş başlangıcından bu yana, sınır komşusu olan Türkiye’ye milyonlarca mülteci düzensiz şekilde göç etti. Göç İdaresi’nin verilerine göre Nisan 2021 de Türkiye’de geçici koruma statüsünde, kayıtlı yaklaşık 3 milyon 667 bin mülteci barınmakta. Kayıt dışı göç edenlerle beraber bu sayının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Verilere göre bu sayının 1 milyon 737 bini 18 yaşından küçük. Bu sayı neredeyse toplam sayının yarısı.

Ayrıca iç savaşın başladığı 2011 yılından beri 1 milyon 61 bin çocuğun doğduğu anlaşılmakta. İyi eğitim almış ve maddi durumu ortalamanın üstünde olan mültecilerin çoğunluğunun Avrupa ve Amerika ya göç ettiği düşünüldüğünde kalanların büyük kısmının inşaat, tarım ve tekstil gibi beden gücüne dayalı vasıf gerektirmeyen işlerde çalışmaları kaçınılmaz.

Tekstil işçisi oldular

Sığınmacı kamplarının yanı sıra Türkiye’ye düzensiz giren ve ülkenin her yerine dağılan, belirli yerlerde çadırlar kurup hayatlarını idame ettirmeye çalışan mültecileri ilk zamanlar her yerde görmek mümkündü. Geçinebilmek ve barınacak bir yere sahip olmak için çalışmak zorunda olan çocukların başvurabilecekleri az seçenekten biri yine tekstil oldu. İlk zamanlar düşük ücretlerle ve kötü koşullarda çalışan Suriyeli tekstil işçileri zamanla ilerledi. Günümüze baktığımızda geçen 10 yılda Türkçeyi iyi derecede konuşan ve işinde ustalaşan Suriyeli tekstil işçilerine rastlamak mümkün. İlk zamanlar kayıt altına alınmadan ve çalışma izni verilmeden ülkeye giren sığınmacıların sigortalı çalışması söz konusu olamayacağından neredeyse tüm sığınmacılar kayıt dışı, çoğu da uygunsuz koşullarda çalıştırılmaktaydı. Bugün baktığımızda genel izlenim en azında İstanbul’da adaptasyonun iyiye gittiği şeklinde. İlk zamanlar çoğu yerde görülen sığınmacı çadırlarının ortadan kaybolması ve İstanbullun arka mahllelerinde Suriyeli kiracılara rastlanması bunu doğrulamakta.

Çalıştırılan çocuklar

Çocukların çalıştırılması tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli sorunlardan biri. TÜİK’in 2019’un son çeyreğinde gerçekleştirdiği Çocuk İş gücü Anketi’nden alınan verilere göre Türkiye’de 5-17 yaş arası 16 milyon 457 bin çocuk olduğu ve bunların % 4,4’üne denk gelen 720 bin çocuğun işgücüne dahil. Yine aynı araştırmadan elde edilen verilere göre çalışan çocukların yüzde 34,3’ü eğitimine devam edemiyorken yüzde 65,7’si aynı zamanda eğitimine de devam ediyor. Ayrıca küçük aile işletmelerinde ailenin küçük çocuklarının atölyede çıraklık yapmaları onları iş gücüne dahil etse de çocuk işçi denildiğinde ilk akla gelenlerden değiller. Suriyeli mültecilere neredeyse her atölyede rastlansa da bu rakamlara dahil edilmeden ve kayıtlara hiç geçmeden çalışmaktalar.

İstanbul’da pandemiye rağmen tekstilin durdurulamaz yükselişi

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı verilere göre bu yılın ilk üç ayında geçen yıl aynı döneme oranla İstanbul ilinde gerçekleşen tekstil ve hazır giyim sektörüne dayalı ihracat miktarı pandemi koşullarına rağmen % 9,9 artış göstererek 3 milyar 218 milyon dolar seviyesine ulaştı. Dur durak bilmeden büyüyen ve eleman bulduğu takdirde daha da büyüyecek bu sektörde çocukların yanı sıra yaşlılar, ev hanımları ve azda olsa engelliler çalışmakta.

Tekstilde çalışan Suriyeli çocukların çoğu kendini bir iş bulabildikleri ve karınlarını doyuracak kadar para kazanabildikleri için şanslı sayıyor. Barınacakları bir eve ve tencerede pişen bir yemeğe sahip olmak bile mülteciler için bir düzeyde refah anlamına geliyor. Mülteci olmasa da yoksul ailelerin çocukları da benzer durumdalar. Çalışabildiği ve ailesinden alamadığı harçlığını kendi kazanabildiği için kendini şanslı sayan yüzlerce yoksul çocuk tekstil ve benzeri birçok işte çalışmakta.

Sorun, temelinde çocukların çalışması değil; çalışmak zorunda olması. Çocuk işçiliğinden çok yoksullukla ve gelir dağılımı eşitsizliğiyle mücadele, çözüme giden yolun yapı taşları olarak değerlendirilmeli.

Video haberin ilk bölümü için tıklayın.

İlgili yazılar